Monday, February 18, 2008
Friday, December 28, 2007
acayip....
İncinsen de sözün düzünü diyciyem
Acayip hayvanlara benziyirsen
men senin bu emellerine nece dözum
men ne diyim daha sana yoktur sözüm
sır sıfatından su içmeyür gözüm
cinlere şeytanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
abu ne gafiyedir açıp gelmişsen
gözlerin gene ot saçıp gelmişsen
sanki cehennemden kaçıp gelmişsen
devlere hortlaklara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin başın bedende işkencedir
kenardan bakanlara eğlencedir
boynun büyükse bedenin incedir
armudu ıskanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen
İncinsen de sözün düzünü diyciyem
Acayip hayvanlara benziyirsen
günde bir okka bir iş görebilsen
her gün içirsen sarhoşluk edirsen
gece de eve sürüne sürüne gelirsen
gara sorulcanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin de batıl di oruç namazın
hıçkırırsan tutulmıyor boğazın
mikrofonsuz da gür çıkar avazın
klorak satanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin görünüşün bir ayakşımıdır
alacalı yüzünde şahmatmıdır
bir özüne bir bak başın yuvarlak mıdır
51 ekranlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
İncinsen de sözün düzünü diyciyem
Acayip hayvanlara benziyirsen
yüz kiloya yakın garazlaşmışsan
kartlamışsan çok yaramazlaşmışsan
saç kalmayıp başında dazlaşmışsan
kapaksız kazanlara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen
keyfte yiyip şişirmişsen karnını
köfte yiyip şişirmişsen karnını
beleş yiyip şişirmişsen karnını
esnemiş hayvanlara benziyisen
gavlamış hayvanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen
ne var sen üstüme mırıldıyırsan
sanki paslanmışsan gırıldıyırsan
sesin de çıkmıyor hırıldıyırsan
benzinsiz çakmaklara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen
men senin bu emellerine nece dözum
men ne diyim daha sana yoktur sözüm
sır sıfatından su içmeyür gözüm
cinlere şeytanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
abu ne gafiyedir açıp gelmişsen
gözlerin gene ot saçıp gelmişsen
sanki cehennemden kaçıp gelmişsen
devlere hortlaklara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin başın bedende işkencedir
kenardan bakanlara eğlencedir
boynun büyükse bedenin incedir
armudu ıskanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen
İncinsen de sözün düzünü diyciyem
Acayip hayvanlara benziyirsen
günde bir okka bir iş görebilsen
her gün içirsen sarhoşluk edirsen
gece de eve sürüne sürüne gelirsen
gara sorulcanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin de batıl di oruç namazın
hıçkırırsan tutulmıyor boğazın
mikrofonsuz da gür çıkar avazın
klorak satanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin görünüşün bir ayakşımıdır
alacalı yüzünde şahmatmıdır
bir özüne bir bak başın yuvarlak mıdır
51 ekranlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
İncinsen de sözün düzünü diyciyem
Acayip hayvanlara benziyirsen
yüz kiloya yakın garazlaşmışsan
kartlamışsan çok yaramazlaşmışsan
saç kalmayıp başında dazlaşmışsan
kapaksız kazanlara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen
keyfte yiyip şişirmişsen karnını
köfte yiyip şişirmişsen karnını
beleş yiyip şişirmişsen karnını
esnemiş hayvanlara benziyisen
gavlamış hayvanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen
ne var sen üstüme mırıldıyırsan
sanki paslanmışsan gırıldıyırsan
sesin de çıkmıyor hırıldıyırsan
benzinsiz çakmaklara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen
Monday, December 24, 2007
çağımızın nce hastalıkları
Sıkılmak
Daralmak
Bunalmak (hepsi aynı demeyin değil şu üçünn de dozu ve etkileri farklı)
Heyecansızlık
Kararsızlık
Kafa Karışıklığı
Kaf Dağı
Kaf dağının önü ve
Kaf Dağının arkası (yön çok önemli, kaf dağının önündekiler görünenler arkasndakiler gizli olanlar)
Offf
pufff
qwsbdme
wemkrl
*-09)/=\}
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Daralmak
Bunalmak (hepsi aynı demeyin değil şu üçünn de dozu ve etkileri farklı)
Heyecansızlık
Kararsızlık
Kafa Karışıklığı
Kaf Dağı
Kaf dağının önü ve
Kaf Dağının arkası (yön çok önemli, kaf dağının önündekiler görünenler arkasndakiler gizli olanlar)
Offf
pufff
qwsbdme
wemkrl
*-09)/=\}
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""
Monday, December 17, 2007
can yücel'in mal beyanı
Can Yücel`in MAL BEYANI
1-Avsa adasinda üç daire, dört üçgen, bes dikdörtgen
2-Gökyüzünde bi bulut
3-Bitlis'te beş minare
4-Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili
5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
7-Palandökende bir palan, iki döken
8-Kastamonu'da üç kasto
9-Üç fay hattı
10-Bir çarsamba, iki persembe, üç cuma
11-Dünyada mekan
12-Ahirette iman
13-Denizde kum
14-Uzayda yerçekimsizlik
15-Bi çuval gazoz kapagı
16-Bi kibrit kutusu sigara izmariti
17-On sekiz saç biti
18-Biri ingilizce 6 adet küfür
19-Yirmi tane bos naylon po s et
20-Sevenlerin kalbinde kurulmus bir taht
21-Bi sürü saç sakal, kil, tüy, yün
22-Üç ayri parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank
23-Bi ayakkabı çekeceği
24-Iki büyük taş kütlesi
25-Bir adet agaç gölgesi
26-Üç kuş kanadı sesi
27-Bi sürü kedi köpek
28-Bi marmara denizi
29-Camına yaslanip seyredilen iki piliç çevirmeci
30-Her aksam karıştırılan dört çöp bidonu
31-Çalıp çalıp kaçılan bes melodili apartman zili
32-Nakit 15 kuruş
33-Anne babadan kalma yarısı yasanmış bi ömür
1-Avsa adasinda üç daire, dört üçgen, bes dikdörtgen
2-Gökyüzünde bi bulut
3-Bitlis'te beş minare
4-Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili
5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
7-Palandökende bir palan, iki döken
8-Kastamonu'da üç kasto
9-Üç fay hattı
10-Bir çarsamba, iki persembe, üç cuma
11-Dünyada mekan
12-Ahirette iman
13-Denizde kum
14-Uzayda yerçekimsizlik
15-Bi çuval gazoz kapagı
16-Bi kibrit kutusu sigara izmariti
17-On sekiz saç biti
18-Biri ingilizce 6 adet küfür
19-Yirmi tane bos naylon po s et
20-Sevenlerin kalbinde kurulmus bir taht
21-Bi sürü saç sakal, kil, tüy, yün
22-Üç ayri parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank
23-Bi ayakkabı çekeceği
24-Iki büyük taş kütlesi
25-Bir adet agaç gölgesi
26-Üç kuş kanadı sesi
27-Bi sürü kedi köpek
28-Bi marmara denizi
29-Camına yaslanip seyredilen iki piliç çevirmeci
30-Her aksam karıştırılan dört çöp bidonu
31-Çalıp çalıp kaçılan bes melodili apartman zili
32-Nakit 15 kuruş
33-Anne babadan kalma yarısı yasanmış bi ömür
Thursday, December 13, 2007
acır biraz geçer sonra...
içimde defalarca açılan kesik acısı gibi... aşk gibi, acı gibi, bunun faillerine duyulan nefret gbi... O nefreti anlatamamk gibi, bazen kıyamamak bazen öldürmeyi istemek gibi, bazen mutsuzluk ama yine yapılan herşeyi bir anda unutmak gibi, defalarca anlatmana karşın anlamaması gbi, anlamak istememesi gibi, sevilmediğini anlamak gibi, sevginin fütursuzca kllanılması gibi...
parçalara bölen her parçasını yediren bir şarkı..
iyi dinlemeler.......
parçalara bölen her parçasını yediren bir şarkı..
iyi dinlemeler.......
Wednesday, December 12, 2007
Monday, December 10, 2007
"geyikler ve lanetler'"den
okumayanlarınız vardır muhakkak okumalı, ben çok oldu okuyalı ama dün akşam köprü üstünden geçerken nasıl geldiyse aklıma geldi... Cudana'nın lanetleri, cudana'nın 9 laneti neydi diye işte benim en sevdiğim bu ve en vurucusu da bu 9. lanet.....
soyunun ugradigi bütün felaketlere yas tutacak kadar uzun olsun ömrün
insan kalbinin bütün afetlerini yasayasin
sonsuza dek uyku haram olsun nankör gözlerine
dostlarinin ihaneti, sevdiklerinin nefreti,arkadaslarinin kallesligi
hayatinin zenginligi olsun
arafta kalsin ruhun ve bedenin
ölümün kuytusunda kalmis gölgeni
yeryüzünün ve gökyüzünün
bütün kötülükleri kusatsin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki
görmedigin zulüm, çekmedigin kahir
duymadigin aci, ugramadigin bela kalmasin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki yüregin duyabilecegi bütün acilari
gözün görebilecegi bütün zulümleri
aklin hayal edebilecegi bütün iskenceleri
duyasin, göresin, bilesin!
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki
bütün sevdiklerinin ölümlerini görsün gözlerin
bütün yakinlarinin yikimlarina yansin yüregin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki ölüm senin için en büyük mutluluk olsun
o kadar uzun yasa ki,o kadar!
benden de var bir tane..... ama onu yazmayacağım, o benim içimden saatelerce kusmak istediğim bir lanet ve bana kalsın, yüreğimden gideceği adresi hiç şaşırmayackve şaşırmasın...
soyunun ugradigi bütün felaketlere yas tutacak kadar uzun olsun ömrün
insan kalbinin bütün afetlerini yasayasin
sonsuza dek uyku haram olsun nankör gözlerine
dostlarinin ihaneti, sevdiklerinin nefreti,arkadaslarinin kallesligi
hayatinin zenginligi olsun
arafta kalsin ruhun ve bedenin
ölümün kuytusunda kalmis gölgeni
yeryüzünün ve gökyüzünün
bütün kötülükleri kusatsin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki
görmedigin zulüm, çekmedigin kahir
duymadigin aci, ugramadigin bela kalmasin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki yüregin duyabilecegi bütün acilari
gözün görebilecegi bütün zulümleri
aklin hayal edebilecegi bütün iskenceleri
duyasin, göresin, bilesin!
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki
bütün sevdiklerinin ölümlerini görsün gözlerin
bütün yakinlarinin yikimlarina yansin yüregin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki ölüm senin için en büyük mutluluk olsun
o kadar uzun yasa ki,o kadar!
benden de var bir tane..... ama onu yazmayacağım, o benim içimden saatelerce kusmak istediğim bir lanet ve bana kalsın, yüreğimden gideceği adresi hiç şaşırmayackve şaşırmasın...
Tuesday, November 20, 2007
rüyama
Tam olarak böyle değildi, bir önceki gün rüyamda gördüğüm (mektup) ve ertesi günü etkisinde kaldığım ve nereden geldiğini bilmeidğim bir ağlama duygusunu üzerime yapıştıran. yumutla karşılaşmadan hemen önce silmiştim, nasıl aktığını bilmediğim yaşlarımı, gözlerimden. sanırım yumut da bişii anlmadı. Ama onu görmek iyi geldi...........Bir tomar kağıt üstünde latince yazılmış sayfalarca mektup, kimden geldiğini ve kime gittiğini bildiğim (bu zaten...)
sonra bu blogu açınca fondan gelen acılı sese kulak verdim, siz de verin, içiniz acısın, öyle bir acısın öyle bi çöksün ki nereden geldiğini bilemediğiniz bir hsse gark olun, 2 günnüze mal olsun, beni anlamak adına değil kendinizi anlamanız adına.
(Cudananın laneti gibi oldu bu da) ama bu dediklerimin hiçbiri size değil kime, rüyama, mektuba ve bna...
Thursday, October 11, 2007
Mehmet Uzun 'u da kaybettik

"Uzun süredir yakalandığı mide kanseri nedeniyle tedavi gören ünlü edebiyatçı Mehmet Uzun,11 Ekim 2007 günü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi."
Bugün güzel başladı, geceyi geçirdiğim arkadaşımın üsküdardaki evinde sabah çok güzel bir kahvaltı ile güne başladım. Her iş günü olduğu gibi yine hazırlanıp vakfın yolunu tuttum. bayram arefesi olduğu için yatım gün çalışacaktım ki zaten öyle de oldu fakat, işten çıkarken kötü bir haberle sarsıldım... Abartmıyorum gerçekten üzüldüm, inanamadım, bir sürü duygu üst üste, kırgınlık, hayal kırıklığı, karmakarışık oldu beynim! hüseyin abi verdi haberi Mehmet Uzun ölmüş!! Nasıl olur dedim ve oturdum kaldım. Bu memleket aydınlarını hep kötü karşıladı ve iyi ağırlayamadı. Ve hep kaybetti ki en acısı da kaybettiğinin farkında olmadan. Sevgisiz, tahammülsüz ve en önemlisi yerlede sürünen cehalete rağmen hala kendisiyle gurur duyan, birbiriyle barışamayan aslında en önemlisi kendiyle barışamayan bir toplumun çocuğu olarak, okuduklarıma zenginlik katan, başkalaştırdığımız bir coğrafyadan yani benden yani bizden olan edebiyatçıyı kaybetmiş olmaktan duyduğum üzüntüyü paylamak istedim. hoşçakal Mehmet Uzun!!!
RİTMİ YAKALA DİYE BUYURDU ZERDÜŞT
Wednesday, October 03, 2007
bittiiiii
Friday, September 14, 2007
KÜÇÜĞÜM
Bugün güneş doğmayacak
Bugün sen çok öleceksin
Biraz düşlerine eğil
Orda birşey bulacaksın
Bugün unut mavileri
Çiçeğe su verme unut
Biraz daha sen olursun
Kalbindeki rengi büyüt
Her aşk kendi içinde yaşar
Çaldığın kapı kapanır sonunda
İçinde bir sen bulursun
Büyümüş anlamış yorgun
Ah aman aman küçüğüm
Bu yol sana gidiyor
Senin küçük baharında
Unuttuğun birşey var
Gelir geçer sokaklardan
Sokaklara girer çıkar
Mavi penceresinde gün
Telaşlı rengarenk kuşlar
Kanallarında birgün
Düşlerine konar kalkar
Bugün sen çok öleceksin
Biraz düşlerine eğil
Orda birşey bulacaksın
Bugün unut mavileri
Çiçeğe su verme unut
Biraz daha sen olursun
Kalbindeki rengi büyüt
Her aşk kendi içinde yaşar
Çaldığın kapı kapanır sonunda
İçinde bir sen bulursun
Büyümüş anlamış yorgun
Ah aman aman küçüğüm
Bu yol sana gidiyor
Senin küçük baharında
Unuttuğun birşey var
Gelir geçer sokaklardan
Sokaklara girer çıkar
Mavi penceresinde gün
Telaşlı rengarenk kuşlar
Kanallarında birgün
Düşlerine konar kalkar
Wednesday, September 12, 2007
YAPRAK
Bütün yaprakların açarsa
Kork
Çünkü yalnızlığım ben
Çünkü yoksulluğum ben
Tepeden tırnağa
Oktay Rifat
Kork
Çünkü yalnızlığım ben
Çünkü yoksulluğum ben
Tepeden tırnağa
Oktay Rifat
Wednesday, August 15, 2007
BİRGÜN SABAH SABAH
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni:
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Vapur düdükleri ötmededir.
Etraf alacakaranlık,
Köprü açıktır henüz.
Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...
Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
Dağ başında beş on haneli köyler,
Telgraf direkleri yollar boyunca
Koşuşup durmuş bizle beraber.
Şarkılar söylemişim pencereden,
Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
Biletim üçüncü mevki,
Fakirlik hali.
Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım..
Ver elini Haydarpaşa demişiz,
Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
Hava hafiften soğuk,
Deniz katran ve balık kokulu
Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...
Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
-Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmursundur.
Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni,
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Fabrika düdükleri ötmededir.
Turgut UYAR
Uykudan uyandırsam seni:
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Vapur düdükleri ötmededir.
Etraf alacakaranlık,
Köprü açıktır henüz.
Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...
Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
Dağ başında beş on haneli köyler,
Telgraf direkleri yollar boyunca
Koşuşup durmuş bizle beraber.
Şarkılar söylemişim pencereden,
Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
Biletim üçüncü mevki,
Fakirlik hali.
Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım..
Ver elini Haydarpaşa demişiz,
Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
Hava hafiften soğuk,
Deniz katran ve balık kokulu
Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...
Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
-Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmursundur.
Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni,
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Fabrika düdükleri ötmededir.
Turgut UYAR
Monday, August 06, 2007
ŞİMDİ SEVİŞME VAKTİ
Çıplak heykeller yapmalıyım.
Çırılçıplak heykellerNefis rüyalarınız için
Ey önümden geçen ak sakallı kasketli,
Yırtık mintanından adaleleri gözüken
Dilenci
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden...
Şu oğlan çocuğuna bak
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.
Seni satmam çocuğum Dörtyüzbin tekliğe,
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin.
Söylemeliyim,
YokYok... meydanlarda bağırmalıyım.
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.
Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım
Baygınlık getiren şiirler
Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu Pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın.
Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını
Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancI
O biçimsiz bizans şarkısı.
Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem,
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam
Sokakbaşlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu...
Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını,
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
Boşa geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere
Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğunun
Oğlu bir şiir okusa
Karacaoğlan’dan
Orhan Veli’den
Yunus’tan, Yunus’tan...
sait faik abasıyanık
Çırılçıplak heykellerNefis rüyalarınız için
Ey önümden geçen ak sakallı kasketli,
Yırtık mintanından adaleleri gözüken
Dilenci
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden...
Şu oğlan çocuğuna bak
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.
Seni satmam çocuğum Dörtyüzbin tekliğe,
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin.
Söylemeliyim,
YokYok... meydanlarda bağırmalıyım.
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.
Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım
Baygınlık getiren şiirler
Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu Pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın.
Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını
Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancI
O biçimsiz bizans şarkısı.
Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem,
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam
Sokakbaşlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu...
Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını,
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
Boşa geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere
Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğunun
Oğlu bir şiir okusa
Karacaoğlan’dan
Orhan Veli’den
Yunus’tan, Yunus’tan...
sait faik abasıyanık
Friday, August 03, 2007
Azeri Potpori Favori hepsi
ARDIÇTANDIR
Ardıçtandır Guyuların Govası.Suya Goyvermeyor Da Gızın Gavur Anası.Ne Ettim De Aldandım Aman Allahından Bulası Dolandım Dağları Kar Bulamadım. Halime Münasip Yar Bulamadım.Uzun Olur Guyuların Zenciri,Gıymatlolur Aşalının Aman Da İnciri.Salıverin Amanın Aman Oğlanların Gencini Dolandım Dağları Kar Parça Parça, Aşalım Geliyor El Çırpa Çırpa.
Ardıçtandır Guyuların Govası.Suya Goyvermeyor Da Gızın Gavur Anası.Ne Ettim De Aldandım Aman Allahından Bulası Dolandım Dağları Kar Bulamadım. Halime Münasip Yar Bulamadım.Uzun Olur Guyuların Zenciri,Gıymatlolur Aşalının Aman Da İnciri.Salıverin Amanın Aman Oğlanların Gencini Dolandım Dağları Kar Parça Parça, Aşalım Geliyor El Çırpa Çırpa.
aygız
Aygız sen ne ince, ne gamalısın
Bahar kimi güzel camallisin
Seni sevirem benim yüreğim seni yad eder arzular
Seni sevirem bu dünyada bir seni sevirem yar
Gel gel yarım ilk baharım gel
Gel ey sevdiğim didarım gel
Seni sevirem benim yüreğim seni yad eder arzular
Seni sevirem bu dünyada bir seni sevirem yar
Bahar kimi güzel camallisin
Seni sevirem benim yüreğim seni yad eder arzular
Seni sevirem bu dünyada bir seni sevirem yar
Gel gel yarım ilk baharım gel
Gel ey sevdiğim didarım gel
Seni sevirem benim yüreğim seni yad eder arzular
Seni sevirem bu dünyada bir seni sevirem yar
yalgızam
Gönlüm senin esirin
Galbim senindir yar
Galbim seninidir
İnsaf eyle hoş sözle
Benim derdimdir ya
Benim derdimdir
Söylemedi bu edalar bu işve bu naz
Vallah aykız bu gözellik senede kalmaz
Yalgızam yalgız
Yalgızam yalgız
Gelmeni möhnete oda salını vefasız
Söylemedin bu edalar
Bu işve bu naz
Geder bir gün bu güzellik
Senede kalmaz
Dağlar başı dumandır
Aman allah yar
Gene dumandır
Ayrılığın ölümden
Mene yamandır yar
Mene yamandır
Söylemedi bu edalar
Bu işve bu naz
Vallah aygız bu gözellik
Senede kalmaz
Yalgızam yalgız
Yalgızam yalgız
Gelmeni möhnete oda salını vefasız
Söylemedi bu edalar
Bu işve bu naz
Geder bir gün bu güzellik
Senede kalmaz
Galbim senindir yar
Galbim seninidir
İnsaf eyle hoş sözle
Benim derdimdir ya
Benim derdimdir
Söylemedi bu edalar bu işve bu naz
Vallah aykız bu gözellik senede kalmaz
Yalgızam yalgız
Yalgızam yalgız
Gelmeni möhnete oda salını vefasız
Söylemedin bu edalar
Bu işve bu naz
Geder bir gün bu güzellik
Senede kalmaz
Dağlar başı dumandır
Aman allah yar
Gene dumandır
Ayrılığın ölümden
Mene yamandır yar
Mene yamandır
Söylemedi bu edalar
Bu işve bu naz
Vallah aygız bu gözellik
Senede kalmaz
Yalgızam yalgız
Yalgızam yalgız
Gelmeni möhnete oda salını vefasız
Söylemedi bu edalar
Bu işve bu naz
Geder bir gün bu güzellik
Senede kalmaz
Friday, July 27, 2007
Bak Keyfine
Bulanık suda yüzen balık mısın,
Ne arıyorsun farkında mısın
Her gördüğüne aşık mısın
Sen böyle istiyorsan böyle mutluysan
Gündüz boş boş bakıyor musun
Gece yanıp sönen neon musun
Her gördüğünü öpüyor musun
Sen böyle istiyorsan böyle mutluysan
Bak keyfine sen de
Eskiden hayat daha yavaştı,
Tansiyonu arttı fenalaştı
Eskiden her işin aslı vardı
Sen böyle istiyorsan böyle mutluysan
Bak keyfine sen de
Ne arıyorsun farkında mısın
Her gördüğüne aşık mısın
Sen böyle istiyorsan böyle mutluysan
Gündüz boş boş bakıyor musun
Gece yanıp sönen neon musun
Her gördüğünü öpüyor musun
Sen böyle istiyorsan böyle mutluysan
Bak keyfine sen de
Eskiden hayat daha yavaştı,
Tansiyonu arttı fenalaştı
Eskiden her işin aslı vardı
Sen böyle istiyorsan böyle mutluysan
Bak keyfine sen de
Subscribe to:
Posts (Atom)





