Tuesday, June 24, 2008

Bişeyler Öğrenmişem

Bişeyler Öğrenmişem.Gel Değişik Sevah.
Sen Beni Sev ,Ben Seni... Sevdayi Yaşiyah.
Sen Bene Sevdalan Yan,Ben De Sene,
Klasik Aşk Neyse Oni Yaşiyah.
Ya Da Senin Haberin Olmasın,
Ben Seni Arhadan Arhaya Sevim.
Platonik Aşk Neyse Oni Yaşiyah.
Sevdadan Oturah Yiyah,İçah.
İkimizde Tombul Olah.
Tombulik Aşk Olursa Oni Da Yaşiyah.
İsdirsen Sevdandan Kendimi Kesim.
Müzikler Dinliyim Doğriyim,Biçim.
Psikopatik Aşk Varsa Oni Yaşiyah.
Hele Bah.Ben Kerem Olim Sen Asli.
Sonumuz Onlar Gibi Bitsin Yasli.
Nostaljik Aşk Neyise Oni Yaşiyah.
Kibarlaşah.Tankolar Gibi Sevah.
Çoh İnce Olah.Ele Dolanah.
Tankoli Aşk Varsa Oni Da Yaşiyah.
Yalani Bırahah Hep Doğri Diyah.
Berabar Oturah,Berabar Gahah.
Elele Dizdiz,Gözgöze Bulunah.
Realist Aşk Neyse Oni Yaşiyah.
Tarlalara Bahcalara Düşah,
Elele Dutuşip Türki Söyliyah.
Romantik Aşk Neyse Oni Yaşiyah.
Pisigi,Gudigi Sen Diye Sevim,
Sen De Horozi Culuği Ben Diye Sev.
Sembolik Aşk Da Varsa Onida Yaşiyah.
Gel Elele Verah.Gendimizi Elektirige Gapdırah.
Zangır Zıngır Titriyah.Ama Ölmiyah.
Elektronik Aşk Varsa Oni Da Yaşiyah.
Ahorlarda Merek Ve Komlarda Buluşah.
Tezek Galahlarının Altında Sinah.
Otantik Aşk Varsa Oni Da Yaşiyah.
Aman... Bırah Onlari.Beni Sevirmisen?
Ben Seni Hegget Sevirem.Ele Şeylari Bırahah.
Adam Gibi Sevah,Adam Gibi Yaşiyah

Tuesday, March 18, 2008

ah o gözler

Ah o gözler, sibel onlarıözler. o gözler ne güzel güler, deniz gibi derin gibi, unutturuyor bir sürü şeyi insana...
(benim olsun mu)

Monday, February 18, 2008

Friday, December 28, 2007

acayip....

İncinsen de sözün düzünü diyciyem
Acayip hayvanlara benziyirsen
men senin bu emellerine nece dözum
men ne diyim daha sana yoktur sözüm
sır sıfatından su içmeyür gözüm
cinlere şeytanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
abu ne gafiyedir açıp gelmişsen
gözlerin gene ot saçıp gelmişsen
sanki cehennemden kaçıp gelmişsen
devlere hortlaklara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin başın bedende işkencedir
kenardan bakanlara eğlencedir
boynun büyükse bedenin incedir
armudu ıskanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen
İncinsen de sözün düzünü diyciyem
Acayip hayvanlara benziyirsen
günde bir okka bir iş görebilsen
her gün içirsen sarhoşluk edirsen
gece de eve sürüne sürüne gelirsen
gara sorulcanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin de batıl di oruç namazın
hıçkırırsan tutulmıyor boğazın
mikrofonsuz da gür çıkar avazın
klorak satanlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
senin görünüşün bir ayakşımıdır
alacalı yüzünde şahmatmıdır
bir özüne bir bak başın yuvarlak mıdır
51 ekranlara benziyirsen
acayip heyvanlara benziyirsen
İncinsen de sözün düzünü diyciyem
Acayip hayvanlara benziyirsen
yüz kiloya yakın garazlaşmışsan
kartlamışsan çok yaramazlaşmışsan
saç kalmayıp başında dazlaşmışsan
kapaksız kazanlara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen
keyfte yiyip şişirmişsen karnını
köfte yiyip şişirmişsen karnını
beleş yiyip şişirmişsen karnını
esnemiş hayvanlara benziyisen
gavlamış hayvanlara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen
ne var sen üstüme mırıldıyırsan
sanki paslanmışsan gırıldıyırsan
sesin de çıkmıyor hırıldıyırsan
benzinsiz çakmaklara benziyirsen
acayip hayvanlara benziyirsen

Monday, December 24, 2007

çağımızın nce hastalıkları

Sıkılmak
Daralmak
Bunalmak (hepsi aynı demeyin değil şu üçünn de dozu ve etkileri farklı)
Heyecansızlık
Kararsızlık
Kafa Karışıklığı
Kaf Dağı
Kaf dağının önü ve
Kaf Dağının arkası (yön çok önemli, kaf dağının önündekiler görünenler arkasndakiler gizli olanlar)
Offf
pufff
qwsbdme
wemkrl
*-09)/=\}
"""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""""

Monday, December 17, 2007

can yücel'in mal beyanı

Can Yücel`in MAL BEYANI

1-Avsa adasinda üç daire, dört üçgen, bes dikdörtgen
2-Gökyüzünde bi bulut
3-Bitlis'te beş minare
4-Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili
5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
7-Palandökende bir palan, iki döken
8-Kastamonu'da üç kasto
9-Üç fay hattı
10-Bir çarsamba, iki persembe, üç cuma
11-Dünyada mekan
12-Ahirette iman
13-Denizde kum
14-Uzayda yerçekimsizlik
15-Bi çuval gazoz kapagı
16-Bi kibrit kutusu sigara izmariti
17-On sekiz saç biti
18-Biri ingilizce 6 adet küfür
19-Yirmi tane bos naylon po s et
20-Sevenlerin kalbinde kurulmus bir taht
21-Bi sürü saç sakal, kil, tüy, yün
22-Üç ayri parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank
23-Bi ayakkabı çekeceği
24-Iki büyük taş kütlesi
25-Bir adet agaç gölgesi
26-Üç kuş kanadı sesi
27-Bi sürü kedi köpek
28-Bi marmara denizi
29-Camına yaslanip seyredilen iki piliç çevirmeci
30-Her aksam karıştırılan dört çöp bidonu
31-Çalıp çalıp kaçılan bes melodili apartman zili
32-Nakit 15 kuruş
33-Anne babadan kalma yarısı yasanmış bi ömür

Thursday, December 13, 2007

acır biraz geçer sonra...

içimde defalarca açılan kesik acısı gibi... aşk gibi, acı gibi, bunun faillerine duyulan nefret gbi... O nefreti anlatamamk gibi, bazen kıyamamak bazen öldürmeyi istemek gibi, bazen mutsuzluk ama yine yapılan herşeyi bir anda unutmak gibi, defalarca anlatmana karşın anlamaması gbi, anlamak istememesi gibi, sevilmediğini anlamak gibi, sevginin fütursuzca kllanılması gibi...
parçalara bölen her parçasını yediren bir şarkı..
iyi dinlemeler.......

Wednesday, December 12, 2007

biz küçüktük şimdi büyüdük


büyüdük büyüdük bu kadar olduk

biz küçükçük

ben yoktum aşağıya doğru oldum








Monday, December 10, 2007

"geyikler ve lanetler'"den

okumayanlarınız vardır muhakkak okumalı, ben çok oldu okuyalı ama dün akşam köprü üstünden geçerken nasıl geldiyse aklıma geldi... Cudana'nın lanetleri, cudana'nın 9 laneti neydi diye işte benim en sevdiğim bu ve en vurucusu da bu 9. lanet.....


soyunun ugradigi bütün felaketlere yas tutacak kadar uzun olsun ömrün
insan kalbinin bütün afetlerini yasayasin
sonsuza dek uyku haram olsun nankör gözlerine
dostlarinin ihaneti, sevdiklerinin nefreti,arkadaslarinin kallesligi
hayatinin zenginligi olsun
arafta kalsin ruhun ve bedenin
ölümün kuytusunda kalmis gölgeni
yeryüzünün ve gökyüzünün
bütün kötülükleri kusatsin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki
görmedigin zulüm, çekmedigin kahir
duymadigin aci, ugramadigin bela kalmasin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki yüregin duyabilecegi bütün acilari
gözün görebilecegi bütün zulümleri
aklin hayal edebilecegi bütün iskenceleri
duyasin, göresin, bilesin!
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki
bütün sevdiklerinin ölümlerini görsün gözlerin
bütün yakinlarinin yikimlarina yansin yüregin
o kadar uzun yasao kadar uzun yasa ki ölüm senin için en büyük mutluluk olsun
o kadar uzun yasa ki,o kadar!

benden de var bir tane..... ama onu yazmayacağım, o benim içimden saatelerce kusmak istediğim bir lanet ve bana kalsın, yüreğimden gideceği adresi hiç şaşırmayackve şaşırmasın...

Tuesday, November 20, 2007

rüyama

Tam olarak böyle değildi, bir önceki gün rüyamda gördüğüm (mektup) ve ertesi günü etkisinde kaldığım ve nereden geldiğini bilmeidğim bir ağlama duygusunu üzerime yapıştıran. yumutla karşılaşmadan hemen önce silmiştim, nasıl aktığını bilmediğim yaşlarımı, gözlerimden. sanırım yumut da bişii anlmadı. Ama onu görmek iyi geldi...........

Bir tomar kağıt üstünde latince yazılmış sayfalarca mektup, kimden geldiğini ve kime gittiğini bildiğim (bu zaten...)
sonra bu blogu açınca fondan gelen acılı sese kulak verdim, siz de verin, içiniz acısın, öyle bir acısın öyle bi çöksün ki nereden geldiğini bilemediğiniz bir hsse gark olun, 2 günnüze mal olsun, beni anlamak adına değil kendinizi anlamanız adına.
(Cudananın laneti gibi oldu bu da) ama bu dediklerimin hiçbiri size değil kime, rüyama, mektuba ve bna...

Thursday, October 11, 2007

Mehmet Uzun 'u da kaybettik


"Uzun süredir yakalandığı mide kanseri nedeniyle tedavi gören ünlü edebiyatçı Mehmet Uzun,11 Ekim 2007 günü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi."


Bugün güzel başladı, geceyi geçirdiğim arkadaşımın üsküdardaki evinde sabah çok güzel bir kahvaltı ile güne başladım. Her iş günü olduğu gibi yine hazırlanıp vakfın yolunu tuttum. bayram arefesi olduğu için yatım gün çalışacaktım ki zaten öyle de oldu fakat, işten çıkarken kötü bir haberle sarsıldım... Abartmıyorum gerçekten üzüldüm, inanamadım, bir sürü duygu üst üste, kırgınlık, hayal kırıklığı, karmakarışık oldu beynim! hüseyin abi verdi haberi Mehmet Uzun ölmüş!! Nasıl olur dedim ve oturdum kaldım. Bu memleket aydınlarını hep kötü karşıladı ve iyi ağırlayamadı. Ve hep kaybetti ki en acısı da kaybettiğinin farkında olmadan. Sevgisiz, tahammülsüz ve en önemlisi yerlede sürünen cehalete rağmen hala kendisiyle gurur duyan, birbiriyle barışamayan aslında en önemlisi kendiyle barışamayan bir toplumun çocuğu olarak, okuduklarıma zenginlik katan, başkalaştırdığımız bir coğrafyadan yani benden yani bizden olan edebiyatçıyı kaybetmiş olmaktan duyduğum üzüntüyü paylamak istedim. hoşçakal Mehmet Uzun!!!

RİTMİ YAKALA DİYE BUYURDU ZERDÜŞT

Ve Böyle Buyurdu Zerdüşt

Daha çok bşındayım, ellerim henüz su topladı ve şişti ve morardı ama zamanla ehlileşecek, ben de birlikte tabii......!




















İlkin tumba ile açılış yaptık, ardından darbuka ile devm edecekmiş çünkü darbuka tumbadan zor imiş, öyle dedi örtmenim, sonra da işte bu!!! bateryyyyyyyy






Wednesday, October 03, 2007

bittiiiii




mevsim can çekişiyor, ben sevmiyorum sonbaharsonununu ben sevmiyorum kışı, bu kış ve sonbahar sonunda kendime mutluluklar diliyorum. dalacak manzaralar olsun istiyorum. Bu sıkıcı kış renklensin istiyorum...< İstersem olur biliyorum:))

Friday, September 14, 2007

KÜÇÜĞÜM

Bugün güneş doğmayacak
Bugün sen çok öleceksin
Biraz düşlerine eğil
Orda birşey bulacaksın
Bugün unut mavileri
Çiçeğe su verme unut
Biraz daha sen olursun
Kalbindeki rengi büyüt
Her aşk kendi içinde yaşar
Çaldığın kapı kapanır sonunda
İçinde bir sen bulursun
Büyümüş anlamış yorgun
Ah aman aman küçüğüm
Bu yol sana gidiyor
Senin küçük baharında
Unuttuğun birşey var
Gelir geçer sokaklardan
Sokaklara girer çıkar
Mavi penceresinde gün
Telaşlı rengarenk kuşlar
Kanallarında birgün
Düşlerine konar kalkar

Wednesday, September 12, 2007

YAPRAK

Bütün yaprakların açarsa
Kork
Çünkü yalnızlığım ben
Çünkü yoksulluğum ben
Tepeden tırnağa

Oktay Rifat

Wednesday, August 15, 2007

BİRGÜN SABAH SABAH

Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni:
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Vapur düdükleri ötmededir.
Etraf alacakaranlık,
Köprü açıktır henüz.
Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...
Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
Dağ başında beş on haneli köyler,
Telgraf direkleri yollar boyunca
Koşuşup durmuş bizle beraber.
Şarkılar söylemişim pencereden,
Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
Biletim üçüncü mevki,
Fakirlik hali.
Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım..
Ver elini Haydarpaşa demişiz,
Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
Hava hafiften soğuk,
Deniz katran ve balık kokulu
Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...
Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
-Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmursundur.
Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni,
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Fabrika düdükleri ötmededir.

Turgut UYAR

Monday, August 06, 2007

ŞİMDİ SEVİŞME VAKTİ

Çıplak heykeller yapmalıyım.
Çırılçıplak heykellerNefis rüyalarınız için
Ey önümden geçen ak sakallı kasketli,
Yırtık mintanından adaleleri gözüken
Dilenci
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden...
Şu oğlan çocuğuna bak
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.
Seni satmam çocuğum Dörtyüzbin tekliğe,
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin.
Söylemeliyim,
YokYok... meydanlarda bağırmalıyım.
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.
Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım
Baygınlık getiren şiirler
Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu Pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın.
Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını
Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancI
O biçimsiz bizans şarkısı.
Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem,
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam
Sokakbaşlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu...
Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını,
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
Boşa geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere
Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğunun
Oğlu bir şiir okusa
Karacaoğlan’dan
Orhan Veli’den
Yunus’tan, Yunus’tan...
sait faik abasıyanık

Friday, August 03, 2007

Azeri Potpori Favori hepsi

ARDIÇTANDIR
Ardıçtandır Guyuların Govası.Suya Goyvermeyor Da Gızın Gavur Anası.Ne Ettim De Aldandım Aman Allahından Bulası Dolandım Dağları Kar Bulamadım. Halime Münasip Yar Bulamadım.Uzun Olur Guyuların Zenciri,Gıymatlolur Aşalının Aman Da İnciri.Salıverin Amanın Aman Oğlanların Gencini Dolandım Dağları Kar Parça Parça, Aşalım Geliyor El Çırpa Çırpa.

aygız

Aygız sen ne ince, ne gamalısın
Bahar kimi güzel camallisin
Seni sevirem benim yüreğim seni yad eder arzular
Seni sevirem bu dünyada bir seni sevirem yar
Gel gel yarım ilk baharım gel
Gel ey sevdiğim didarım gel
Seni sevirem benim yüreğim seni yad eder arzular
Seni sevirem bu dünyada bir seni sevirem yar