Saturday, July 29, 2006
Tuesday, June 13, 2006
Döndüm döndünüz döndüler... gordüm gorenler var gördülerrrr
son sayım ıcın tum hazırlıklar tamamlandı..
3 2 1 .....
ve
yurda varış
aslında hıc o kadar da kolay olmadı yanı
3 2 1
deyınce o hızla varılamadı ama netıcede 24 saatlık ucus acısı da o kadar kolay atlatılmasa gerekti...
3 2 1 .....
ve
yurda varış
aslında hıc o kadar da kolay olmadı yanı
3 2 1
deyınce o hızla varılamadı ama netıcede 24 saatlık ucus acısı da o kadar kolay atlatılmasa gerekti...
Thursday, June 01, 2006
evde oturan neden olur
ben aslinda soyle demistim, evde oturan olur, aslinda ben dememistim cingenelrin yerlesik olmayan kulturlerinden (yerlesik hayatlari olmadiklari icin) elimizde kalan tek atasozleri, ben bunu gezme tozma ve sokak supurgeligi isini basariyla ifa ettigim icin kendime yakistirmistim ve hala da yakistirmisimdir yani bana yakisir, gezmek hali ustumde $ik durur, rugzardan dagilan saclar, gezmekten bitap dusmus herhangi biryerlere sizma hali ve akabinde gelen uykuya karsi eller yukari savunmasizlik hali, sonra hadi daha yetmedi diye aksamina kadar anasini aglatma halleri, (gezmenin kendi icinde cesitlilige ayrilan halleri yalin hali pek benim ilgilendigim hali olmuyor) bu arada yenik dusen gezme partnerlerine karsilik yeni partnerler edinip bu eylemliligi devam ettirme cabasi ve azmi...
bilenler bilir ben gezdikce acilan, gezmelere doymayan bir varligim ole acayip bisii yani hani yoruldum da accik durayimgillerden degilim. gezdim ama yetmezgillerdenim bunda babamin surgun hayatinin etkisi buyuk (surgun dedigimiz o prangalilardan degil, devletin cok sevdigi memuruna reva gordugu turden)... uzun sure bir yerde kalamiyorum, kalmak mecburiyetindeysem de eger ivedi az kalmaya ozen gosteriyorum, slklntiliyim ustlerinize afiyet...
bittii.
bilenler bilir ben gezdikce acilan, gezmelere doymayan bir varligim ole acayip bisii yani hani yoruldum da accik durayimgillerden degilim. gezdim ama yetmezgillerdenim bunda babamin surgun hayatinin etkisi buyuk (surgun dedigimiz o prangalilardan degil, devletin cok sevdigi memuruna reva gordugu turden)... uzun sure bir yerde kalamiyorum, kalmak mecburiyetindeysem de eger ivedi az kalmaya ozen gosteriyorum, slklntiliyim ustlerinize afiyet...
bittii.
Tuesday, May 23, 2006
canda can olmak

hayatta kimlerin ne kadar cani oldum kimbilir, coookkk o kadar cok ki sevilmek ve can olmak cok guzel ama bir can var ki benim canimdan iceri, el kadar bir kiz, el kadar...
en guzel onun caninda can olmak..
havucum prensesim herseyim...
http://konusamam.blogspot.com/2006/05/keke-herkes-senin-baktm-gzlerle.html
sinameki ayrikotu, osurukotu (karin agrisi)
HAPYIM HAPYSIN HAPYLERR

BENI MERAK EDENLER VARMIS, BU KIZ BUNALIM BUNALIM YAZIYOR MANYAK MIDIR NEDIR, HEM GEZIYOR HEM DE HALA BUNALIM, ONA BUNALIM DENMEZ, YUKSEK DOZDA HASSASIYETINI AKTARIMI ACIKLI DENIR, OYSA BEN NE KADAR MES`UT VE BAHTIYARIM, BENI TANIMIYORLAR SANKI, EVET BIRAZ DELILIK MEVCUT DA KIM AKILLI KI BENIM DELILIGIM KARSISINDA YETERSIZ KALSIN,
EYYY MERAKLARINA ENGEL OLAMAYANLA EY SIBO DEYIP DE BUNCA ZAMAN BENI TANIYAMAYANLAR, IYIIM YAHU IYI
BUNALIM YAZAR DELI GIBI GEZERIM, EVDE OTURAN OLUR DIYE BOSUNA DEGIL YANI..CINGENELERI SEVIYORUM DUNYANIN EN CANLI RENKLERI ONLAR DEGIL MI,...
h a v u s t r a l y a



ey uzak diyarlarrdan guzelliklerden aboriginal memleketlerden cagdas ingiliz mimarisine selamlarrrr
bitiyor iste, 3 aylik gezmelerden kalan hatiralar...
harbour bridge, opera house ve ingilizlerin yillar boyunca suclulari gonderdikleri surgun yeri cezaevi binasi, kimse kacamasin diye okyanusun ortasina koymuslar, malum kopekbalilari...
son sayim basladi
Thursday, May 18, 2006
K A D I N L A R

kadinlar, kanli tarihlerin cileli yuzlei, olu ya da diri... en acizi dusmanin saldiran ki kadinlara, kadinlar yuzyillarin, akli kisa, eksik etek, sopaya ve sipaya tabi ettirilen omurlerinde, en agirina surulen yasamin, en acisindan kor gibi yapistirilan bagirlarina, anne, abla, baci, kiz cocugu, kafasina vurulan, kundaktakinden, topraktakine hic bakilmadan tek bir damlasina yasinin, utanmazca ve arsizca pislik dolu salyalarini akitarak yaptiklari herbir atakta herturlu akilalmaz iskencelerine maruz birakilan ve seyirlik bir mal gibi atilip, itilip kakilan kadinlar...
savaslarin en acimasiz sahnelerine fiilen suruklenen, en agir yaralarina layik gorulen kadinlar...
namusunuz diye asagiladiginiz, tore diye hor gordugunuz, terk ettiginiz kadinlar...
sizin kadinlariniz????
...
...
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılar tahta yataklarında
koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öksüz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar,
bizim kadınlarımız:korkunç ve mübarek elleriince,
küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve karasabana koşulan
ve ağıllarda ışıltısında yer saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
...
...

n. hikmet
(sevdigim siiri yazmak istedim altina, en dogrusu bakislarin, en iyi anlatilmis tarafiyla)
Tuesday, May 09, 2006
Sunday, May 07, 2006
baktim gordum, sanki buyudum
Bakinirken etrafima,
birden sonsuzlukta bir yerlerde
ne kadar kucuk kaldigimi gordum
bir yerlere koyamadim kendimi,
neresindeydim hayatin goremedim
arkadaslarim yavastan dagilmaya basladilar
ben buyurken
yalnizlasmaya yaklastigimi gordum,
hayallerimden uzaklasinca
sonra...
sonrasi iyilik saglik
gidenlerin tesellisi kalanlar oldu iste...
birden sonsuzlukta bir yerlerde
ne kadar kucuk kaldigimi gordum
bir yerlere koyamadim kendimi,
neresindeydim hayatin goremedim
arkadaslarim yavastan dagilmaya basladilar
ben buyurken
yalnizlasmaya yaklastigimi gordum,
hayallerimden uzaklasinca
sonra...
sonrasi iyilik saglik
gidenlerin tesellisi kalanlar oldu iste...
Thursday, May 04, 2006
28e dogru yasdonumume dogru 2
Kendi hayallerime yaptigim bir yolculukta bir firtinsyls yirtilsn yelkenlimi tamir etmeye calisirken buldum kendimi.. Bir sure ertelemem gerekiyordu herseyi cunku gemim olmadan yol alamazdim, yoluma devam edemezdim..Ben erteledigimde zamani donduramadigimi gordum... Sen hayati ertliyorsan eger zaman da seni erteliyorve beklemiyormus, ogrendim. Simdi gemim ruzgarla degil gazla calisiyor ve cok uzun zaman ilerlemiyor. Gazi bittigi yerde durunca ters bir ruzgarlatekrar karaya vuruyor...
Ruzgarla calistigi zamanlarda 20~ li yaslardadim, ruzgar savuruyor, yalpaliyor ama nedense gunes hic batmadigi icin umut veriyordu. Umudun isigiyla ve inancla, ruzgarin da yardimiyla gidiyordu yelkenlim… Ta ki firtina onu devirene kadar.. Baktim zamana hala 20li yaslarda ama biraz daha ortalamisken zamani (25) ne yandan geldigini kestiremedigim ruzgar once yelkenlimi sonar beni kirdi. Tammir edildi ama enerjisini degistirdi. Gazla da gitmiyor iste…
Bn simdilerde 28` e az kala vakitleride, onume koydugumda tek tek bilesenlerimi hayata dair, formulde bir eksiklik goruyorum. O gordugum eksikligi yenileriyle cogaltiyorum ve cikardigim sonucu herseyle carpiyorum da hicbirseyden cikarip eksiltemiyorum ya da onunla carptigim her sey kocaman bir sifir oluyor v eve o sifir matematikte oldugu gibi yutuyor herseyi, tum formulasyon kocaman bir yutan elemana gebe kaliyor. (Matematik de yeniliyor boylece)
28`imdeyim bir kac gun sonra ben sevmedim bu yasi.. Kendime bakiyorum, ayaklarimin altindan kayan zamana bakiyorum, geldigim yeri kendimle carpiyorum,kocaman bir boslukta yutuyor sonuc beni… 1-0 yenik..
Yeni yolculuklar icin cok eskiydi gemim, ruzgara, firtinaya dayanmaz dediler, bense gidebilirim sandim. 28. kilometrede bir firtinayla ortada kaldim, kocaman bir denizen ortasinda, okyanusa acilmadan yirtilan yelkenllim icin umut yoktu. Benim kurtulup onumdeki uzun yollar icin yeniden bir gemi insaa etmem gerekiyordu, cunku okyanus sinsuz ve cekici ve kesfedilecek binbir harikalarla doluydu. Ihtiyacim olan tek sey inanc ve guvendi. Bense bunlardan o kadar yoksundum ki…
Mutlu olmam gerekiyorken bu en guzel baharinda omrumun, mutsuzdum iste… Ozledigim bir suru seye gidemiyordum. Ozlemlere gitmek icin yolculugun geriye dogru yapilmasi gerekiyordu ki bu reel bir bakis acisiyla mumkun gorunmuyordu. Ozlediklerim gecmiste birer ani olarak hafizamin raflarinda gerektiginde cikarilmak uzere kaldirildilar ve bud a boylece bitti
Ruzgarla calistigi zamanlarda 20~ li yaslardadim, ruzgar savuruyor, yalpaliyor ama nedense gunes hic batmadigi icin umut veriyordu. Umudun isigiyla ve inancla, ruzgarin da yardimiyla gidiyordu yelkenlim… Ta ki firtina onu devirene kadar.. Baktim zamana hala 20li yaslarda ama biraz daha ortalamisken zamani (25) ne yandan geldigini kestiremedigim ruzgar once yelkenlimi sonar beni kirdi. Tammir edildi ama enerjisini degistirdi. Gazla da gitmiyor iste…
Bn simdilerde 28` e az kala vakitleride, onume koydugumda tek tek bilesenlerimi hayata dair, formulde bir eksiklik goruyorum. O gordugum eksikligi yenileriyle cogaltiyorum ve cikardigim sonucu herseyle carpiyorum da hicbirseyden cikarip eksiltemiyorum ya da onunla carptigim her sey kocaman bir sifir oluyor v eve o sifir matematikte oldugu gibi yutuyor herseyi, tum formulasyon kocaman bir yutan elemana gebe kaliyor. (Matematik de yeniliyor boylece)
28`imdeyim bir kac gun sonra ben sevmedim bu yasi.. Kendime bakiyorum, ayaklarimin altindan kayan zamana bakiyorum, geldigim yeri kendimle carpiyorum,kocaman bir boslukta yutuyor sonuc beni… 1-0 yenik..
Yeni yolculuklar icin cok eskiydi gemim, ruzgara, firtinaya dayanmaz dediler, bense gidebilirim sandim. 28. kilometrede bir firtinayla ortada kaldim, kocaman bir denizen ortasinda, okyanusa acilmadan yirtilan yelkenllim icin umut yoktu. Benim kurtulup onumdeki uzun yollar icin yeniden bir gemi insaa etmem gerekiyordu, cunku okyanus sinsuz ve cekici ve kesfedilecek binbir harikalarla doluydu. Ihtiyacim olan tek sey inanc ve guvendi. Bense bunlardan o kadar yoksundum ki…
Mutlu olmam gerekiyorken bu en guzel baharinda omrumun, mutsuzdum iste… Ozledigim bir suru seye gidemiyordum. Ozlemlere gitmek icin yolculugun geriye dogru yapilmasi gerekiyordu ki bu reel bir bakis acisiyla mumkun gorunmuyordu. Ozlediklerim gecmiste birer ani olarak hafizamin raflarinda gerektiginde cikarilmak uzere kaldirildilar ve bud a boylece bitti
28e dogru yasdonumume dogru
28 e ne kadar az kaldi,
oysa hic bana sormadi zaman, istiyor muyum diye
icimde 28 tane mum yaniyor,
bu zamana kadar katettigim yolunmatematiksel hesabindan cikan sonuc,
adima kesilen fatura...
ama benim yatiracak param yok
cunku 28 e tekabul etmiyor yasanmisliklarim, bana cok fazla
itiraz hakkim diye pesinden kostugum zaman
coktan buharlasip yogunlasmis,
su damlalari tipki yagmur gibi inmisti bile...
hayallerime yaptigim yolculukta,
bir firtinayla yirtilan yelkenlimi tamir etmeye calisirken,
erteledigim zaman beni bosvermisti.
yelkenlimi tamir etmistim ama
bir zamanlar ruzgarla calisan gemim
gazla hareket etmeye baslamisti,
eskiden ruzgar savuruyor, yonumu bulamiyorum derken
gazin bittigi yerde, ters ruzgarla karaya vuruyordum
cunku sunu cok iyi biliyordum
gazla hicbir yere gidemezdim...
Bakinirken etrafima, birden
sonsuzlukta bir yerlerde ne kadar kucuk kaldigimi gordum
bir yerlere koyamadim kendimi,
neresindeydim hayatin goremedim
arkadaslarim yavastan dagilmaya basladilar ben buyurken
yalnizlasmaya yaklastigimi gordum,
hayallerimden uzaklasinca
sonra...
sonrasi iyilik saglik
gidenlerin tesellisi kalanlar oldu iste...
oysa hic bana sormadi zaman, istiyor muyum diye
icimde 28 tane mum yaniyor,
bu zamana kadar katettigim yolunmatematiksel hesabindan cikan sonuc,
adima kesilen fatura...
ama benim yatiracak param yok
cunku 28 e tekabul etmiyor yasanmisliklarim, bana cok fazla
itiraz hakkim diye pesinden kostugum zaman
coktan buharlasip yogunlasmis,
su damlalari tipki yagmur gibi inmisti bile...
hayallerime yaptigim yolculukta,
bir firtinayla yirtilan yelkenlimi tamir etmeye calisirken,
erteledigim zaman beni bosvermisti.
yelkenlimi tamir etmistim ama
bir zamanlar ruzgarla calisan gemim
gazla hareket etmeye baslamisti,
eskiden ruzgar savuruyor, yonumu bulamiyorum derken
gazin bittigi yerde, ters ruzgarla karaya vuruyordum
cunku sunu cok iyi biliyordum
gazla hicbir yere gidemezdim...
Bakinirken etrafima, birden
sonsuzlukta bir yerlerde ne kadar kucuk kaldigimi gordum
bir yerlere koyamadim kendimi,
neresindeydim hayatin goremedim
arkadaslarim yavastan dagilmaya basladilar ben buyurken
yalnizlasmaya yaklastigimi gordum,
hayallerimden uzaklasinca
sonra...
sonrasi iyilik saglik
gidenlerin tesellisi kalanlar oldu iste...
PINHANI
YALNIZ KALDIYSAN KALKIP PENCEREDENDEN BIR BAK
GUNES ACMIS MI, YAGMUR DUSMUS MU
DON BAK DUNYAYA
HERKES GITMISSE, SAKINCE ARKANA DON BIR BAK
DOSTUN KALMIS MI ASKIN SOLMUS MU
DON BIR BAK DUNYA YA
BIR SONBAHAR KADAR YALNIZ
BIR KIS KADAR SAVUNMASIZ
YA DA ILKBAHARSAN, YOLUN BASINDAYSAN
ASLA VAZGECME!!!
pinhani`nin yuregine saglik
GUNES ACMIS MI, YAGMUR DUSMUS MU
DON BAK DUNYAYA
HERKES GITMISSE, SAKINCE ARKANA DON BIR BAK
DOSTUN KALMIS MI ASKIN SOLMUS MU
DON BIR BAK DUNYA YA
BIR SONBAHAR KADAR YALNIZ
BIR KIS KADAR SAVUNMASIZ
YA DA ILKBAHARSAN, YOLUN BASINDAYSAN
ASLA VAZGECME!!!
pinhani`nin yuregine saglik
Thursday, April 27, 2006
sonbahardan ilkbahara gonderdiklerim.

simdi hepimiz ayri yerlerde, baska bir iklimin hafif soklarini atlatmaya calisiyoruz... her iki kurede de bahar gecisi kirik oluyor, neylersin... bahar baska bir sevdiriyor kendini, baska kucakliyor insani...? simdi ben sonbahardayim ya biraz kirik geciyor bazi gunlerim, hazan mevsimi huzun getirirmis ya ondan sanirim, yorgun hissettirmesi de ondan...
sizin yarimkurede yeni yeni acarken gozlerini hayata bahar dallari burada gozlerini coktan yummaya basladi, dokuyor birer birer yapraklarini, oralarda aska duserken herbir parcaniz buralarda kirik atiyor kalpler, dusururken dallar yapraklarini teker teker...
sonbahardan ilkbahara merhaba!!!
Wednesday, April 26, 2006
Monday, April 17, 2006
sessizlik, yalnizlik, gozyasi

simdi sonunu goremedigim bir otoyoldayim, otoyol dedigim bir yigin sessizlik, uzun zaman biriktirilmis bir yalnizlik, bir soluk aliyorum, yol kadar sonsuz, sessiz ve aci bir yalnizligi cekiyorum icime, agirlasiyor hersey, tutamiyorum, avcumu aciyorum dokulenleri topluyorum, topladiklarimdan bir avuc huzun kaliyor geriye sonra o da kayiyor birer birer avcumdan tutamiyorum...
Saturday, April 15, 2006
okyanus yalnizligin aci dalgasi
" okyanus yalnizligin aci dalgasi, oyle bir dalga ki sarhostan beter ediyor insani"elimi uzatsam okyanusta kayboluyorum
kayip bir yolcuyum artik
pesim sira izler siliniyor,
hava soguyor, karanliginda boguluyorum
elimi uzatsam sonsuz derinligine gomuluyorum
isimsiz bir yolcuyum artik
taniyanlar birer birer gitmis
bir ben bir de ben kalmisiz
sorular izden, cevaplar ? den ibaret
hicbir karsiligi kalmamis dilde
sesler kaybolmaya baslamis artik susuyorum.
aglamak her dilde ayni yasi mi akitiyor
oyleyse aglamak guzel diyorum,
dokulenler heryerde sancili olsa bile
tesellisi her dilde ortak zorlanmiyorum
Subscribe to:
Posts (Atom)





